4 Nisan 2014 Cuma

Hayatın 7 evresi kızlı/erkekli.

Hayatın belli başlı evreleri vardır. Bu evrelerin başın da büluğ çağı gelir. Bu çağda insanın kendini kanıtlaması , çevresine kendini göstermesi , dişiliğin/erkekliğin ne olduğunun farkına varılması beklenir. Evrim teorisinin beden bulduğu bu çağda ya çok güzel/yakışıklı ya da şekilsiz bir varlık olarak hayatın en acı zamanlarına adım atarsınız. Kişiden kişiye bu çağın süresi değişir. Ortalama 4 5 yıl sürebilir .( Korkmayın bu dönemde hayat size çok acımasız gelebilir aslında böyle olmadığını anlayacaksınız.)

 İkinci evre ben bu muyum çağı. 18-19 yaşların da seni at yarışından farksız bir sınava sokup ne olmak istediğini bile sormadan puanına göre bir yere yerleştirirler . Sende ailemden ayrı bir hayat heyyy ben geliyorum bekle beni İstanbul Ankara İzmir gibi ülkenin gözde şehirlerine elinde bir bavul arkanda anılar düşersin yollara. İlk sene 'abi hayat bu be' , ' yaşıyorum oğlum artık ', 'seviyorum pizzayı' diyerek kendini poh pohlarsın. Taki okuduğun bölümün sana ne kadar mutluluk verdiğini anlayana kadar. Sonra işte bu muyum çağının ilk sillesi ile karşılaşmış olursun.


 Üçüncü çağ ise geç kaldım evresi. 23-24 'lü yaşlara gelmişsindir hayat bir şekilde bundan sonra nasıl akacağını sana göstermiştir. Sen ya okulu bitirmiş ya da bitirmek üzeresindir. Arkadaşların harıl harıl kpss , yds ,ales gibi garip kurslara gidiyordur ya da tektaşları ile dünya evine. Çevrende ki herkes tavşan gibi evlenmek için bir delik ararken sen hangover olmuş ulan ulan diye böğürüyorsun dur.


Dördüncü evre ise kariyerim var çağıdır. 27-28 arası bu evrede nefes almaya vakit bulamazsın. Herkes tavşan gibi her delik de birlikte iken sen , elinde dosyalar evet müdürüm peki paşam diyerek kariyerine basamaklar katmaya çalışıyorsundur.




Beşinci evre eyvah ben ne yaptım çağıdır. 30-32 yaşları arasında ailenin evde kaldın baskıları ile hayata küsme noktasına gelirsin. Çocuk yapmak için evlenmek gibi dahiyane bir fikir gelir aklına ama yapacak adamı/kadını bulamazsın. Ya iyi olanlar kapılmıştır ya da vaktin yoktur bulmaya. İşte bu evrede iplerin koptuğu an gelir: görücü usulü de olsa ana beni ever anı.

Altıncı ve sonun başlangıcı evre ise evli mutlu çocuklu çağıdır. Artık çevren deki herkes gibi sende kör topal bir eş bulmuş , kariyerinde altın çağı kapatıp gümüşle idare ederken 2 3 çocukla kendini tatlı bir hayat telaşına bırakırsın.

 Son evre ,en uzun evredir. Hiç bitmeyecek gibi gelir fakat eşinin, çocuğunun ,sevdiğin insanların bir bir uzaklara gitmesiyle yedinci evre olan sonbahar evresi de başlamış olur. Azrailin nefesini hissettiğin ana kadar da devam eder.

 Bu mudur? benim insanlığı evrelere bölmem.
 Bu mudur? benim akşam akşam derdim tasam.
 Bu mudur? hayattan beklentilerim.

28 Şubat 2014 Cuma

Erkekler Özlerinde İlkel Ve Basit Varlıklardır.

 Gece gündüz acaba bana 'ne söylemek istedi?' diye düşünüyorsunuz ya boş verin gitsin. Düşündüklerini  imada bulunmadan söylediklerini anlamanız için yaşınızın kemale ermesi gerekmiyor. Doğal ortamların da biraz gözlemlerseniz ne demek istediğimi anlarsınız. Bu sayede canınız arkadaşlarınızın kafasını şişirmemiş  , her gördüğünüz karşı cinsi darlamamış olursunuz.

 Fal baktıran arkadaşlarımın çoğu 'acaba bana ne ima etmiş ,görünüyor mu orada' diye geliyor. Gelmeyin ne söyledi ise o.

 * Biraz kafamı dinlemeliyim.
  ( Bir beni rahat bırak iki üç gün nefes alayım kadın! Ararım seni kendime gelince.)

 *Zamana ihtiyacım var.
 ( Bıktırdın arkadaş bitti desem bir ton ağlayacaksın , en azından alış.)

 *İçim sıkılıyor bugünler de , nedenini sorma bilmiyorum.
( Nedeni gerçekten bilinmiyor . Sebebi bir maç skoru da olabilir , Ayşe Fatma Hayriye de.)

*Nereye gidelim.
( Gerçekten bir de sen söyle nereye gitmek istediğini hep benden bekleme.)

*Yakın arkadaşın Gamze ile görüşme ısınamadım.
( Benim ne halt olduğumu kesin biliyordur , uzak dur ağzımızın tadı  bozulmasın.)

*Fal baktırmam ben ya o nereden bilecek şekillere bakarak benim hayatımı.
( Şimdi olur olmadık her şeyi söyler , boş yere işkillendirmeye gerek yok hatunu.)

*Evde kalalım bugün ya çıkıp napcaz dışarı sanki.
(Akşama maç var.)

 *O kıyafet seni biraz şişman göstermemiş mi , hayatım?
( Götün göbeğin çıkmış lımbır lımbırsın bir de o 36 bedeni giymeye çabalıyorsun yapma bunu.)

* Akşama halı saha var beni merak etme.
( Zırt pırt mesaj atıp durma benim de özel hayatım var bırak da gol atarken seni düşünmeyeyim.)

* Aliler de sabahlarım bugün.
( Ayşe Fatma Hayriye de var demesem de olur .)

Kısacası ilkel varlıklar sizin gibi 'Nereye gidelim?' sorusunda ki 'Geçen gün dediğim yere mi götürecek beni? ' cinliği yoktur o sorunun altın da. Biz her kelimeyi altın tepside bir nar gibi sunarız , onlar ise sadece bir nar tanesi gibi. Yormayın kendinizi sabah öğle akşam yemeden içmeden kesilmeyin hepsi olmasa da bir çoğu basit varlıklar.

 Bu mudur ? benim ilkel tanımım.
 Bu mudur? biz kızların erkekler hakkında ki paranoyamız.
 Bu mudur? erkekleri çözümlemem.


26 Şubat 2014 Çarşamba

Ah ah torunum hayat zormuş! Erkekler ile yaşamak daha da zormuş.

  Hayatım yaşanmış ve yaşanacak olayları düşünmekle geçti hep. En basit örneğini vermem gerekirse ölümden sonra yaşamın var olup olmadığını hala sorguluyorum. Sen de bana çekmişsen eminim düşünmekten yaşamaya fırsat bulamayacaksın ve ben bunu hiç istemiyorum bu sebepten sana bu notları hazırlamaya karar verdim. Senin var olduğunda ben hayat olur muyum bilmiyorum  çünkü şuan da çocuğum olma düşüncesi bile  muhtemel 10 yıllık planlarım arasında.

 1. Kesinlikle şu anı yaşa.

Kim ne derse desin aldırma sen hayatını yaşa(büyüklerinin sözlerini dinleyerek). Hayat biraz karmaşık sen bu karmaşıklıkta kendini bulmaya çabalayacak bazen hırpalanacak bazen yaralanacak bazen de umursuzluğa kapılacaksın ama yılma sonunda olman gereken kişi olacaksın. Unutma sakın düşsen de kalksan da ailen hep senin yanında olacaktır. 
  
2. Yalanlarla dolu bir hayat yaşarsan  asla o hayat senin olamaz.

 Yalancı çobanın hikayesi hala iki bin altmışlarda anlatılıyorsa dinle birde bana burada anlattırma.

3. İdeallerinin ne olduğuna karar vermeden bir üniversite başvursun da bulunma.

 Benim zamanım da insanları at yarışına sokar gibi sınavlara sokup aldıkları sıkıştırılmış puanlarla ideallerini belirlemek isterlerdi. Hala öyle ise sokarım sistemine  (yani başlarım böyle işe) diyerek ne olacağına karar verme, uzun uzun düşün bunun için çabala hedefine odaklan ve olmasını bekle ki olacaktır göreceksin.

 4. Sevgilin olduğunda ailenden saklama. 

 Annem en yakın arkadaşımdır hayatıma dair her şeyi en ince ayrıntısıyla bilir dolayısıyla babamda. Bu kötü bir şey değil aksine iyi bir şey . Kimin ne halt olduğunu onlar bizden daha objektif biçimde şıp görebiliyorlar. Bizim aşk fulyasına kapılıp görmezlikten geldiğimiz her şeyi bize lap lap söylemeleri gözümüzü açabiliyor bazen.

 5. Kimseye kendinden daha çok değer verme .

 Erkek arkadaşın olacak çocuk eminim senin kıymet verdiğin gerçekten işte bu dediğin birdir. Fakat zaman içinde ona öncelikler vererek hayatına kısıtlamaya başlayarak kendinden önce onu düşünerek, nefes alış verişlerini ona göre ayarlayarak yaşama. Tabi ki çok sev çok kıymet ver birlikte hayatını yaşa ama seninde bir hayatın olduğunu asla unutma. Unutmanı isteyecek birine de hayatında yer verme.

 Bu beş notumu da duymuşsundur önceden sonra ki notlarımı görüp 'bumuymuşşşş benim büyük annem'  demeni istemedim için klasik olmak istedim.

 Bu mudur? Klasik notlarım.
 Bu mudur? Geleceğe dair umutsuzluğum.

 Bu mudur? Şimdiden çırpınışlarım.

18 Şubat 2014 Salı

Yalnızlık korkusu ile nasıl başa çıkılır?

 Gökyüzü karanlık perdesini her gün çekiyor aslın da eğer yalnız değilsen fark etmiyorsun yalnızsan o perde öyle bir dolanıyor ki kollarına,  boğazına nefes alamayacak hale geliyorsun.

Yalnızlık etrafınızdaki insanlarla ölçülmez ruhunuzda ki boşluklar ile ölçülür. Kimi neyi arayıp bulamıyorsan o kadar yalnızdır.

 Korkunun adını yalnızlık ile tattığınızda gözyaşların içine akıtmak zorunda kalırsın.

 Yalnızlık korkusunu hafife alamazsın. Kış günün de yalnız yatağında yatarken soğuktan donmazsın çünkü aklındaki korku  yakar kavurur içini.

 İki yolu  vardır ya korkunu yeneceksin ya da korkun ile yaşamayı öğreneceksin.

 Bu o kadar kolay mı, dersen. Bende bilmiyorum. Tek bildiğim sesimi duyurmak için sesimin çıkmadığı.

 Şımarıklık mı bu? güveneceğin biri yokken uyuyamamak yoksa gerçekten güvendiğin insana ihtiyacın olması mı dersen kesinlikle , ikincisiderim.

 İnsanın korkusuyla yüzleşmesi ne kadar zormuş. Perdeye dolanıp nefes alamamak . Nefes alamadığını dile getirememek ne kadar zormuş.

 Bu mudur? Yalnızlık korkusu.

17 Aralık 2013 Salı

Kış demek aşk demek!

 Sevmiyorum soğuk havayı ama aşığım kışa. İliklerimize kadar buz tutsak da kışın hayat çok tatlıdır. Sevmiyorum kışı diyen varsa yazdıklarımı okuduktan sonra vazgeçecek ulayn.

 Kış benim için bir bardak boza bir bardak sıcak çikolata bir bardak salep bir bark sıcak çaydır. Çok seviyorum ağzım burnum donunca sıcacık bardağa yapıştırıp ısıtmayı, sen sevmiyor musun? Popomun soğuktan donmasına ramak kala sobaya yada kalorifere yapışıp ısıtmanın verdiği o karıncalanma hissini seviyorum, sen sevmiyor musun? Sevgilimin elini o soğuk havada morarıncaya kadar tutup en sonunda pes edip cebime sokmayı çok seviyorum ,sen sevmiyor musun? İçlik giyip robot gibi hareket etmeye bayılıyorum heyyy benim gibi bayılmıyor musun , sevmiyor musun?

 Her sabah yatağından heyecanla  kalkıp camdan kar yağıyor mu diye bakmanın  kıymetini sen ben o  bilmezsek kim bilecek? Kimse kışa aşkla bakmadığı için bu sene oramız buramız donuyooor!



 Kış aşk demektir sıcak şarap, şömine ve battaniye üçlüsünü unutmayalım. Gerçek hayata vuralım çay , kalorifer, battaniye ve sevgiliniz size en büyük aşkı yaşatmıyor mu?

 Kar topu oynayıp, poşetle kayıp, kardan adam yapmayan var mıdır? Kardan adamı yaparken mükemmel erkeği yaptım deyip sarılmayan bacım var mı? Kardan kadın yapıp bikini giydirip yanında fotoğraf çektirmeyen erkek kardeşim var mı? Yok yok yok dediğinizi duyar gibiyim.
 
 Noel babayı beklemeyen , yıl başı ağacı görünce gülümsemeyen , okullarda yapılan yılbaşı hediye çekilişine katılan
insan kışı sevmez mi?

 Kışı sevelim  kışa sahip çıkalım.

 Bu mudur? Benim kış aşkım.
 Bu mudur? İnsanlara kışı sevdirme çabalarım.
 Bu mudur? Kışım aşkım.

9 Ekim 2013 Çarşamba

Kelimin merhemi var.

 Kelin merhemi olsa kendi başına sürerdi köşeme hoş geldiniz. Yeni yeni öğrendiğim her duyduğuma inanıp uyguladığım herkes tarafından bilinir. Kobay olarak çok kullanıldığım doğrudur. Ben yandım sizde yanmayın diye her uyguladığım güzellik , bakım ve onarım bilgilerini paylaşmaya karar verdim. İlk olarak cilt güzelliğimizi koruyalım temamız altında azcık zırvalayayım.
 Yağlı bir cilde sahipseniz benim gibi ne yapsanız etseniz yüzünüzün yada vücudunuzun herhangi bir köşesinde sivilcelerle savaşırsınız . Savaşınıza katkıda bulunacak en güzel 3 yöntemi uygulayıp galip gelebilirsiniz:

1. T bölgenizde çok yağlanma oluyorsa ; 1 tatlı kaşığı bebek pudrasına, yarım limonun suyunu sıkarak karıştırın krem kıvamına geldiğinde suyla ıslatılmış yüzünüze (göz altları hariç)maske yaparak uygulayın. Biraz yanma oluyorsa bilin ki o lanet olası yağ zerreciklerinden kurtuluyorsunuz dur. Yarım saat bekledikten sonra kesinlikle su yardımıyla temizleyin.Tahriş etmiyor cildi güvenerek uygulaya bilirsiniz  Hafta da 3 4 kez ya da her gün kullanılabilir..

2. Kuru ama sivilceli bir yüzünüz varsa ; 2 tatlı kaşığı saf
gül suyuna, 1 tatlı kaşı bebek pudrasını karıştırıp krem kıvamına getirip yüzünüze uygulaya bilirsiniz. Hem yüzü nemlendiriyor hem yumuşatıp hem de sivilceleri kurutuyor. Kesinlikle yarım saat bekletip su ile durulayın. Her gün uygulanabilir.

3. Peeling yapmak istiyorsanız da çok paralar dökmenize gerek yok: Türk kahvesini istediğiniz şeker oranında yapıp köpürte köpürte tadını çıkarta çıkarta için tek şartla  telvesi dibine çökene kadar. Dibe çöken bu telveyi ıslak yüzünüze göz altları dahil masaj yaparak uygulayın 15 ya da 10 dakika beklettikten sonra yüzünüzü su ile durulayın. Kuru ciltler hafta da 2 kere , yağlı ciltler ise 3 4 kere uygulaya bilirler. Bebek poposu gibi pürüzsüz ve taze bir cilde sahip olabilirsiniz. Ek olarak maden suyunun asidi kaçtıktan sonra yüzünüzü temizleye bilirsiniz kahve sevmiyorsanız.

Bu mudur ? benim cilt ile imtihanım.
Bu mudur ? sivilcelere karşı açtığım savaşım.
Bu mudur ? bebek pudrasına takmamın sebebi.

16 Eylül 2013 Pazartesi

Aldatma vol. bilmem kaç?

Bir bardak kahvenin bile hatırı varda yanı başındaki kalbindeki insanın hatırı yok mu? Hayatta en çok aldatma eyleminden nefret ettim kadar düşmanımdan nefret etmediğimi bilmeyen yoktur. Bu kaçıncı aldatma yazım onu bile bilmiyorum , çevremde aldatan aldatılan gırla olunca yazasım geliyor.
 Neyse anacığım 27 yıllık eşine bile güvenemiyorsa bir kadın kimse kimseye güvenmesin. Sen 19 yılını çoluğun çocuğun olmadan karıcığın ile mutluluk oyunu oynayarak geçir. Üstüne bu evliliği tam yapalım diye 2 çocuğun bakımını üstlen sonra gel bu anne yaptığın kadını aldat. Vur kafaya çaydanlığı masayı sandalyeyi.
Hadi aldattın be salak neden kadının ağzına burnuna gözüne sokarak yapıyorsun bu işi.

Aldatan insan davranış adımları:
ADIM 1. Yeni yeni kıyafetler, apaçi tavırlar.
ADIM 2. Yeni bir telefon , mail adresi , facebook , twitter , foursquare , instagram vb  her tür kitle iletişim araçları üyeliği edinimi.
ADIM 3. Yeni arkadaşlar.
ADIM 4. Yeni yeni huylar yeni yeni tavırlar.
ADIM 5. Dünya bilmem nereme davranışları.
ADIM 6. En önemlisi sizden uzaklaşması ama size en yakın olması.
 Yanlış yazmadım kafa sallamayın sizden ruhsal olarak uzaklaşır ama bit beyinleri bunu yanlış bulduğu için size o kadar bebeğiiim davranmaya başlarlar ki mide bulandırır.
ADIM 7. Akşam eve gelmemeler , iş toplantıları , arkadaş buluşmaları baş gösterir.
ADIM 8.Gizli gizli telefon konuşmaları başlar. Başladığı an aldatılan kişi uykudan uyanır. Ayşe/Mehmet sen beni aldatıyor musun soruları baş gösterir.
ADIM 9. İnkar etme aşaması başlar; dini kitapların , ekmeklerin , değerli insanların üzerine yemin edilir.
ADIM 10. Artık suyunu çıkarmaya başladıkları evre gelir çatar kapıya aldattığını bildiğinizi biliyorsa utanmadan ;fotoğraflarını gösterip Nermin yakışmış mıyız? diye sorarak aklınca hadi be sende kimsin şuna bak diyerek minnak beyinlerince size gitmiyorsan kumanı beğeneceksin ulan derler.
 Desinler bacım at kıçına tekmeyi.

 Bu 10 adım insanlıktan başkalaşım geçirip hayvan olmaya döndükleri tüm adamları kapsar.

Konumuza dönelim böyle bir aldatma hikayesi işte kadının öğrenip 2 çocuğuyla ne yapacağını bilememesi. Kavgalar , laf sokmalar , herkesin önünde kendini ailesini onu küçük düşürecek davranışları , otel odalarında koca basmalar , telefonda aldatıldığı kadınla kanka olmalar , her an kocaya belalar okumalar ama 2 çocuğun hatırına b.ktan evliliği sürdürmeye devam etme çabaları sürüp gider.
 Hiç bir insan aldatıldığını öğrendikten sonra arkasına bakmasın derim hep bu durumda da bakmamalı. Çocukmuş bakılır. İş mi bulunur. Ev mi kiralanır. Eş mi boşan gitsin. Bekara koca boşamak kolay gelir ama kafasına çaydanlığı boşaltığın bir adamın akşam koynuna girmek kolay mı?

Bu mudur? Çevremde ki doyumsuz insanlar.
 Bu mudur? Aldatılan evli kadınların dramı.
 Bu mudur? Aldatan insanlara güvensizliğim.